Lizbon

” Lizbon’da bazı küçük lokantalarda ve bistrolarda, giriş katında eli yüzü düzgün bir salon, onun üstünde de bir asmakat bulunur. Asmakatların, demiryolunun geçmediği küçük şehirlerdeki lokantaları anımsatan, ağır, ev havasında bir rahatlığı vardır. Pazar günleri dışında pek kimsenin uğramadığı bu yerlerde çoğu zaman epey tuhaf tiplere, hayatın bir köşeye ittiği, hiçbir ilginç tarafı olmayan insanlara […]

”Berlin Tam Bir Saçmalık” 2

berlin blog

Berlin’den ucuza aldığım filmlerin çoğunu da Berlin’de harcadım. Bunlar tab ettirdiklerimden bazıları. Bu arada gezegenler yer değiştirdi, dünyada yangınlar, felaketler, okyanusun kenarından yürüyünce sertleşen rüzgarlar çıktı, mümkün olduğunca kalabalık akşam yemekleri yemeye, kendimi dinlemeye, korkuları uzak tutmaya, bol bol yüzmeye çalıştım. Sakin kalınca, evrenin de sizi dinlemeye başladığını fark ediyorsunuz. Bundan iki hafta önce, kanlı […]

”Berlin Tam Bir Saçmalık”

Berlin’e gidip gitmemeyi birçok kez düşündüm. Önümde bir fırsat vardı, biricik kuzenim bir süreliğine oraya yerleşmişti, birlikte vakit geçirebilir, şehri yavaşca gezebilirdim ama uçak bileti fiyatları gözüme fazla göründü. Portekiz’de avrupanın bir ucu sonuçta. Her yere o kadar da kolayca gidemiyorsun. Bir süre biletlere baktım, sonra uygun bir şey buldum. İki, üç hafta öncesinden sanıyorum, […]

Tanıştığımıza memnun oldum Archie.

Aklınıza saplanıp kalmış öyküler vardır, cümleler, kitapların bazı anları, belli belirsiz yarattığı his, duygu, kırılmışlık, penceremizi tıklatan hüzünler dediği gibi Cortazar’ın. Karakterlerin hayatı, kafanızda hayal ettiğiniz, resmini oluşturduğunuz hayatları, kıyafetleri, detayları, sözgelimi Mr. Dalloway’un arkadaşına rastladığı caddenin ayrıntıları, Simenon’un kanaldaki evi, şimdi artık adını çoktan unuttuğunuz kitaptaki köpeğin adını, kitaplar size gerçekten bir şey hissettirir. […]

Malta

blue lagoon comino island malta ada gezi rehberi blog blogger

Bana yıllarca yağmış gibi gelen yağmurlardan, uzun ve kasvetli bir kıştan, yok yok bir süre bir yere gitmem ben galiba dedikten hemen sonra ablam onunla Malta’ya gidip gitmeyeceğimi sordu. Almanya aktarmalı Malta uçuşumu havaalanında uyuyarak geçirmeyi planlarken, Baden Havaalanı’nın son uçuştan sonra kapandığını öğrenmemle birlikte 7 saatlik gece aktarmalı uçuşumun 6 saatini havaalanının karşısında bulduğum […]

9 Şubat – 13 Nisan Çizimleri

drawing çizim watercolour urban sketchers probisnaz blog bloggers çizim suluboya defter

Defterin markasını hatırlamıyorum ama biraz pahalı bir defter. Suluboyaya dayanıklı, formatı biraz daha farklı olan her defterin fiyatı biraz daha yüksek oluyor. Artık biraz daha güven kazandığımı düşünerek bu defteri almak istedim. Ama o gramajı yüksek suluboya sayfaları, bembeyaz bana bakarken kötü bir şey çizmekten korktum. O ilk başlarda bahsettiğim ‘deftere saygıyı kaybetmek’ çok kolay […]

Rüzgarla birlikte

okyanus atlantic portekiz

Bir kaç kıştır böyle uzun aralıklı yağmayan yağmurlar başladı. Duracak gibi görünmüyor. Ben henüz yağmuru sevip sevmediğime karar veremedim. Bunu geçen akşam yağmurun birden başlayan gürültüsünün çok hoşuma gittiğini anladığım zaman fark ettim. Yağmur durunca yola çıkmayı, ıslanan evlerin, otların, ağaç topraklarının, binaların pervazlarının, çatılarının, çöp kovalarının renkleri sanki daha da canlıymış gibi görünüyor. Bu […]

”Ve yüzlerimiz, kalbim fotoğraflar kadar kısa ömürlü”

Fotoğrafların bazıları 2014 e kadar gidiyor. Portekiz’e ilk geldiğim kış, dağlar, gün batımları, köprüler ve nehirler. Bu fotoğrafların hepsini farklı filmler kullanarak çektim, Canon AE-1 kullandım, hala kullanıyorum, işin aslı evde bir ton bastırdığım ama bir yerlerde paylaşmadığım fotoğraflar var. Hepsini çektiğim anı hatırlıyorum, çoğunu çekmeden önce iki kez düşündüm çünkü. ”Ağaçların varlığı bir dostluk […]